Şeker Hastalığı ve Beslenme

yorumsuz
1.115 views

Şeker Hastalığı ve Beslenme

ŞEKER METABOLİZMASI-

Şeker hastalığı ve bu hastalıkta beslenme nasıl olmalı?

Vücudumuzun devamlı sıcaklığını sağlaması ve her nevi hareketini yapabilmesi için, günde en fazla almamız gereken gıda çeşidi şeker veren gıdalardır. Günlük kalori ihtiyacımızın yarıdan fazlasını şeker veren gıdalardan almamız gerekmektedir.

Şeker İhtiyacımızı Nasıl Karşılarız?

İhtiyacımız olan şeker (karbonhidrat) şu gıdalardan temin olunur:

Meyve Şekerleri: bal, incir, hurma, üzüm, erik vs. tatlı meyvelerdeki şekerler, bunlar çabuk kana geçerler.

Çay Şekeri: bildiğimiz toz ve küp şekerlerdir. Bu, akide şekeri veya diğer mamuller içerisine katılarak yenir. Çay şekeri de kısa zamanda hazmolur ve kana geçer.

Un’lu (Nişastalı) Gıdalar: ekmek, makarna, börek, bulgur, pirinç, bakliyat (kuru fasulye, nohut, mercimek vs. ) patates, kestane gibi gıdalarda bol bulunur. Bunlardaki nişasta hazım sonucu meyve şekeri haline gelir. Ondan sonra kana geçer. Bunlar ne kadar kabuklu, kepekli olursa o kadar hazımları yavaş olur ve kana geçmeleri uzun sürede olur. Bu şekilde olanları Şeker hastaları için faydalıdır.

Gerek vücut sıcaklığının temine, gerekse her nevi hareketin yapılması (Kol-bacak hareketleri, yük taşıma, kalbin, beynin çalışması) ancak şeker ile olur. Şeker vücudun benzini demektir.

İnsan yukarıda bildirdiğimiz oranda şekerli gıda yemeyip, o gün onun yerine yağ ve proteinli gıdaları fazla yiyecek olursa (fazla et, yağ yenirse) vücudumuz mutlak ihtiyacı olan şekeri bu yağ ve proteinden yapar, çünkü vücut sadece şeker ile çalışır ve sıcaklığını sağlar, yağ ve proteinden vücudun şeker yapması, sağlığımıza çok pahalıya mal olur. Bir defa yağ ve proteinli gıdalar hazımları ve harcamaları sırasında vücudumuzda çok artık madde bırakırlar (üre, aseton, kolesterol). Bunlar ise hastanın böbrek ve karaciğerini yorarlar. Ayrıca yağ ve proteinin şekere çevrilmesi zararlı olur. Zira vücudumuz 4,8 gr. yağ veya 3 gr proteinden ancak 1 gr şeker yapabilir. Bu özelliklerinden başka, yağ ve proteinli gıdalar vücutta b vitaminleri eksikliği yaratır. Bu ise hastanın sinir ve hazım sisteminin iyice bozulmasına yol açar.

Yağlı ve proteinli gıdalar vücutta potasyum tuzu kullanılmasını da artırarak, şeker hastasının nefesinde aseton kokmasına yol açarlar, bu da şeker hastaları için çok zararlıdır.

Bu sebeplerle hasta-sağlam herkes her gün her öğün yukarıda bildirdiğimiz oranda ve miktarda gıda almalıdır. Hazım ve ayarlama yapan bezelerde dengesizlik, bozukluk varsa en kısa zamanda bu giderilmeye çalışılmalıdır.

Günde yediğimiz 300-400 gr şeker veren gıdalar ( meyve, çay şekeri, unlu gıdalar ) yendikten 1-2 saat sonra hazmolarak bağırsaklardan kana geçerler. Bu sırada kanda şeker miktarı çok yükselir.

Kana geçen şeker bütün vücudumuza dağıtılır ve harcanmaya başlanır. Bir kısım şeker ise gelecek öğüne kadar ki saatlerde sarf edilmek üzere karaciğerde depo edilir.

Sağlıklı bir insanda kandaki şeker miktarı; 100 fır kanda 80-100 miligrama arasında oynar. Yani aç karnına 80 miligrama kadar düşer. Yemekten 1,5-2,5 saat sonra ise 120 miligrama kadar yükselir.

Vücudumuzdaki Şeker Miktarı Nasıl Dengelenir?

şeker hastalığı  Şeker Hastalığı ve Beslenme   eker hastal      1

Vücudumuzda, kandaki şeker miktarını ayarlayan çeşitli bezeler vardır, bunların en önemlileri:

Böbrek üstü bezeleri: bu bezelerin verdiği adrenalin hormonu kanda şeker seviyesini arttırmaya yarar. Karaciğerde stok şekerin sarfını sağlar.

Pankreas bezesi: bu bezenin bir kısmında meydana gelen insülin hormonu ise ( yukarkinin aksine) kandaki şeker seviyesini düşünmeye ve hazım yolu ile alınan şekerin karaciğerde depo edilmesine yarar. Birbirine zıt vazife gören bu iki ana hormon dengeli kaldığı sürece, kandaki şeker seviyesi 800-120 miligram arasında yani normal hudutlar içerisinde seyreder ve yaz kış vücut sıcaklığı sabit kalır.

Bu iki hormon dengesinin bozulması ki bu çoğunlukla insülin hormonunun az olması şeklinde olur, böylece kanda şeker ayarlaması, şeker dengesi bozulur. Şeker hastalığı budur. Yani şeker dengesizliğidir.

İnsülinin yeterli miktarda olmaması sonucu:

*Kandaki şeker seviyesi normalin üzerine çıkar.

*Kanda fazlalaşan şekeri böbrekler dışarı atar.

Görülüyor ki vücudumuzda kullanılmak üzere yediğimiz ve hazmedilerek kana geçen şeker, insülin hormonu yetersizliğinden, vücudumuzda tutulamadan kullanılmadan dışarı çıkar gider.

Şeker hastalığı hafiften başlar, önlenmezse zamanla ağırlaşır.

Şeker hastalığı genel manada; insülin yetersizliğidir. Sağlıklı insanın pankreas bezesinin günde verdiği insülin 300-400 gr ( ağır işlerde 600 gr) şekeri vücutta depo etmeye ve 24 saat harcamaya yeter iken:

Hafif şekerlilerde insülin miktarı biraz daha az olduğundan, bunlar günde 250-300 gr şekeri tutup harcayabilirler.

Orta ve ağır şekerlilerde insülin ifrazatı daha da az olduğundan günde ancak belki 100 gr şekeri tutup harcayabilirler. Pek tabidir ki enerji sağlayan şekerin azalması sonucu, şeker hastasının da bedeni çalışma gücü azalır. Takattan düşer ve süratli iş yapamaz olur.

Şeker hastalığı sadece kendine zarar yapmakla kalmaz, beslenme düzeni bozulduğu için şeker hastasında : damarlar, böbrekler, karaciğer ve diğer organlarda da çeşitli arızalara yol açar.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 9 Nisan 2014

Konu hakkında yorumunuzu yazın

ankara escort ankara escort ankara escort ataşehir escort istanbul escort ataşehir escort beylikdz escort ankara escort